Ana Sayfa
Kitaplık
Makaleler
=> Türklük ve İslamiyet
=> Milli Ahlak
=> Bozulan Türkçe
=> İşsizlik,Yoksulluk ve Devletin Uçağıyla Düğüne Gidenler
=> Kürt'e Yumruk Türk'e yağlı Kurşun
=> Sahnede İki Dansöz
=> Kerkük Ne Yana Düşer
=> Ben Türk Askeriyim
=> ''Açılım Ciddiyetten Uzan''
=> Verilen Ayarlar
=> ONE MINUTE
=> Bulut Olup Akpye Övgü Yağdırıyor
=> Son 8 Yılın Manşetlerinden Derlemeler
=> Obamayı Koruyor
=> Halt Etmişsiniz
=> Yeni sayfanın başlığı
=> Bölücüük Meşru Hale Geldi
=> Hollandalı askerler 15 sene sonra Bosna’da
=> KARA LİSTE
=> SUÇLUYORUZ
=> PKK İSRAİL İLİŞKİSİ
=> BOYKOT
=> Ermeni Sorunu
=> Ermeni Terörü
=> Ermeni Pkk İlişkisi
=> Doğu Türkistanı Unutma-Unutturma
İslam Tarihi
Kur'an Mucizeleri
Bilinmeyen Atatürk
Yüce Atatürk'ün Vasiyeti
Gündem Yazıları
Türk Dünyasından Haberler
Forum
İletişim
Saklı sayfalar
Anketler
Sayaç
Gazete
Yeni sayfanın
Devlet-i Ebed Müddet

Yiğidim 'Bulut' Olup AKP'ye Övgü Yağdırıyor

 

Yiğit Bulut

“MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli benim için çok önemli bir isim. Çok saygı duyduğum, bir parti liderinden çok, her konuştuğumda söylediklerini bir 'baba' algılaması içinde dinlediğim bir isim. Geçmişte verdiğim önemli kararlar konusunda 'böyle yapalım' deyip, haklı çıkmış bir isim. Ben kime vefa borcum olduğunu, kimin bana nasıl omuz verdiğini asla unutmam.”

Bu sözleri hatırlayanlar bilir, hatırlamayanlara da tekrar hatırlatıyoruz. Bu sözler şimdilerde büyük bir düşünce değişimi yaşayan Yiğit Bulut’un 3 Mayıs 2009 tarihinde Akşam Gazetesi ile yapmış olduğu söyleşide, Sayın Devlet Bahçeli hakkında görüşlerini belirttiği ifadelerdir.

Yiğit Bulut’un bu sözlerini tekrar niye mi hatırlattık? Artık onda bu düşüncelerinden eser kalmadığı vurgusundan yola çıkarak, ondaki büyük değişimi sorgulamaya zemin oluşturmak için hatırlattık… Doğan grubunda yazarken ve konuşurken AKP’nin Türk milletine yaptığı ihanetlerini hep spotlaştıran, kamuoyunun uyanması için en heyecanlı bir şekilde haykıran Yiğit Bulut, Vatan Gazetesi’nden ayrılıp Turgay Ciner’in sahibi olduğu Haber Türk televizyonunda genel yayın yönetmeni ve Haber Türk gazetesinde köşe yazarı olduğundan beri tamamen değişmiş durumdadır.

Yiğit Bulut’u kamuoyu nezdinde popüler kılan geçmişte kullandığı milliyetçi-ulusalcı söylemleri idi. Şimdi Yiğit Bulut’un bu söylemleri gitti, onun yerine“ülkenin selameti adına Erdoğan'ın bir dönem daha koltuğunu koruması şart” şeklinde engin görüşlerini dinliyor ve derin yazılarını okuyoruz. 

Yiğit Bulut hızını alamıyor AKP iktidarı ile birlikte “Aydınlık Türkiye” manzaraları çiziyor, Türkiye’yi ‘tam bağımsız’ yapacak iradenin Recep Tayyip Erdoğan’la gerçekleşebileceğine dair akıllara sığmayan yorumlarda bulunuyor.

Geçtiğimiz yıllarda, AKP iktidarının emperyalizme taşeronluk yaptığı, ABD ve AB ile gizli anlaşmalar yaparak Türk milletine ihanet ettiğini yazan-konuşan Yiğit Bulut, bugün AKP konusunda hidayete ermesinin sebebi nedir çok merak ediyoruz.

Bakın Yiğit Bulut Vatan Gazetesinde yazarken ne demiş: Avrupa Birliği ile hangi noktaya geldiğimizi, Kıbrıs’ta ne olduğunu, Türkiye-ABD ilişkilerini tartışanlara; toplum olarak, ne kadar zayıf bir hafızaya sahip olduğumuzu göstermek için yukarıdaki detayları bir kez daha aktarmak istedim. Ne kadar acı değil mi; Türkiye Cumhuriyeti ve 72 milyon adına birileri devamlı sözler verip imzalar atıyorlar, malın gerçek sahipleri “olan bitenden asla haberdar” edilmedikleri gibi onları korumakla görevli devlet mekanizmaları dahi devre dışı bırakılıyor.” (12.12.2007)

Daha dün bunları yazan-konuşan Yiğit Bulut, bugün Haber Türk ekranlarından ve gazete köşesinden tam tersini söylüyorsa, menfaat dünyasının düşünce erdemini bir kez daha budadığını anlıyoruz.

Düşünce değiştirme ve dün dediklerinin tam aksini bugün savunma konusunda, stajını kayınpederi Namık Kemal Zeybek’in yanında mı yaptı bilmiyoruz ama büyük bir etkileşim yaşadığı muhakkaktır.

Bu yazıyı yazmama vesile konunun temel amacı da geçtiğimiz hafta içinde TBMM’de AKP ve MHP arasında yaşanan olaylardan sonra, kendisinin nereye gittiği tartışılan Yiğit Bulut’un, MHP Lideri Devlet Bahçeli’ye yönelik “Devlet Bahçeli nereye gidiyor?” başlıklı bir yazıyı kaleme alması olmuştur.

Yiğit Bulut, bu yazısında MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin kendi patronu Turgay Ciner’in de içinde bulunduğu medya patronlarını MHP hakkında objektif yayın yapması konusunda uyarmasını eleştirmekle şekillendirmiş…

Yazısının bir bölümünde diyor ki: Ciner Medya Grubu’nda tek bir kural var: Görüşlerin eşit ağırlıkta çeşitlenmesi ve çoğulculuğun esas olması.” Bu prensip, “her partiyi, her görüşü eşit ağırlıkta” ekranlarımıza taşıdı ve “karşıt görüşü olmayan” hiçbir görüş “ekranlarımızda yer almadı”. Bu kuralı “algılamamızın merkezine” oturtarak işimizi yapan profesyoneller olarak, “objektif tutum ve davranışlarımızın” sübjektiviteye feda edilmesine sadece üzüldük!”

Yiğit Bulut hakkında bu yazıyı yazarken tesadüf şuan kendisini de Haber Türk ekranlarında sunduğu “Sansürsüz” programından konukları ile birlikte izlemeye çalışıyorum. Kendisinin sunduğu Sansürsüz programında 4 konuk var, konu yine AKP-MHP arasında mecliste yaşanan kavganın sebep ve sonuçları…

AKP’yi savunma ve koruma noktasında artık büyük bir misyon yüklendiği netleşen Yiğit Bulut şuan bile AKP’ye yaranmak için çıkan olaylarla ilgili MHP’yi suçluyor. MHP’yi, AKP’lilerin iftirasına tıpa tıp uygun bir şekilde “Peygamberimize hakaret etmekle, Emine Erdoğan’a laf atmakla” itham ediyor. 

Objektif yayın(!) yapan Haber Türk’ün Genel Yayın Yönetmeni’ne bakın hele, objektiflik başka tarafta, bu ise Bekir Bozdağ triplerinde…

Emine Erdoğan’ın başörtüsünü istismar ederek, siyaset rantına alet eden AKP’liler, Recep Tayyip Erdoğan’a “Peygamber” diyen AKP’liler ve MHP grubu önüne sürü halinde toplanarak saldırıya geçenler AKP’liler ama objektif yayın nutukları atan Yiğit Bulut, konuklarını konuşturması gerekirken, kendisi yönlendirme yorumlarla AKP tetikçiliği yapıyor. 

MHP’nin tek suçu AKP’nin istismar oyununu bozması ve 2008 yılında ortaya çıkardığı peygamberimize yapılan hakareti, meclis kürsüsünden hatırlatmak olmuştur. Bunun Yiğit Bulut nazarında bir önemi var mı? Olmadığını son yazı ve konuşmalarından anlamış bulunmaktayız.

Hâlbuki AKP iktidarının ve Recep Tayyip Erdoğan’ın yüce dinimiz İslam ve peygamberimiz konusunda hiçbir hassasiyetinin olmadığını en iyi bilenlerden birisi Yiğit Bulut’tur. 

Çünkü bu konuda tarihe not düşen yazıları arşivlerde bulunmaktadır.

Yiğit Bulut, Danimarka’da peygamberimize yönelik yapılan karikatürlü alçak saldırıları sahiplenmiş, onları “ifade özgürlüğü” olarak görmüş Rasmussen’i, AKP iktidarının NATO Genel Sekreterliği için desteklemesi sonrası en ağır eleştirileri yapıyor ve şunları söylüyordu: Gerçekten yazıklar olsun! PKK’ya “ağabeylik” yapan! Roj TV’ye “her şartta kucak açan” ve en önemlisi İslam Peygamberine yani inancımıza “hakaret eden, edilmesine aracı olan” ve bu süreci “ifade özgürlüğüdür” diye açıklamalarıyla destekleyen Rasmussen, bizim de “olurumuzla” NATO Genel Sekreteri oldu! Yazıklar olsun!! İşin “görünen” kısmına bakarsanız, Başbakan Erdoğan direndi! Tamamen hikaye! Sevgili dostlar, dedim ya: halimiz içler acısı! Türkiye düşmanı, PKK’nın “abisi”, Dinimize “küfür edilmesini” ifade özgürlüğü diye nitelendirecek kadar “İslam Düşmanı”, İslam peygamberine “dünya üzerinde en büyük saygısızlığı yapmış canlılardan” birini, elimizde ona bir ders verme imkânı varken, kendi “irademizle” başımıza “kral” yaptık! Yazıklar olsun! Tek kelimeyle: Yazıklar olsun!!”(06.04.2009/Vatan Gazetesi)

Peygamberimize karşı alçaklık yapan Rammussen’i NATO Genel Sekreterliği için destekleyen ve Papa’yı da Türkiye’ye davet edip uçağın kapısında karşılayan Recep Tayyip Erdoğan’a “hikâye” diyen Yiğit Bulut’un kendisi de hikâyeymiş meğersem…

Hikâye Yiğit Bulut, bugün ise Recep Tayyip Erdoğan’a “peygamber” yakıştırması yaparak, Allah’ın ölçülerini hiçe sayan ve Peygamberimize hakaret eden, saygısızlık yapan AKP’lileri sıkıştığı köşeden kurtarmaya çalışmaktadır.

AKP’yi kurtarma misyonu yüklenen Yiğit Bulut, 2009 yılında ” her konuştuğumda söylediklerini bir 'baba' algılaması içinde dinlediğim bir isim” olarak nitelediği MHP Lideri Devlet Bahçeli’ye yönelik şimdi haddini aşarak “Devlet Bahçeli nereye gidiyor?” diye sorgulama yapması küçülmenin son noktası olmuştur.

Ülkücüler inanç ve azimle, Türk Milleti’ni çağlar ötesine ulaştırma kararlılığı ile iktidara doğru gidiyor da, Türk milliyetçiliğine düşman kişilere övgü yarışına giren Yiğit Bulut, kayınpederin Namık Kemal Zeybek ile birlikte siz nereye doğru gidiyorsunuz? Bunu bir açıklasanız da hep beraber aydınlansak…

Yıldıray ÇİÇEK






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:


Bugün 15372 ziyaretçi (19676 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=