Ana Sayfa
Kitaplık
Makaleler
=> Türklük ve İslamiyet
=> Milli Ahlak
=> Bozulan Türkçe
=> İşsizlik,Yoksulluk ve Devletin Uçağıyla Düğüne Gidenler
=> Kürt'e Yumruk Türk'e yağlı Kurşun
=> Sahnede İki Dansöz
=> Kerkük Ne Yana Düşer
=> Ben Türk Askeriyim
=> ''Açılım Ciddiyetten Uzan''
=> Verilen Ayarlar
=> ONE MINUTE
=> Bulut Olup Akpye Övgü Yağdırıyor
=> Son 8 Yılın Manşetlerinden Derlemeler
=> Obamayı Koruyor
=> Halt Etmişsiniz
=> Yeni sayfanın başlığı
=> Bölücüük Meşru Hale Geldi
=> Hollandalı askerler 15 sene sonra Bosna’da
=> KARA LİSTE
=> SUÇLUYORUZ
=> PKK İSRAİL İLİŞKİSİ
=> BOYKOT
=> Ermeni Sorunu
=> Ermeni Terörü
=> Ermeni Pkk İlişkisi
=> Doğu Türkistanı Unutma-Unutturma
İslam Tarihi
Kur'an Mucizeleri
Bilinmeyen Atatürk
Yüce Atatürk'ün Vasiyeti
Gündem Yazıları
Türk Dünyasından Haberler
Forum
İletişim
Saklı sayfalar
Anketler
Sayaç
Gazete
Yeni sayfanın
Devlet-i Ebed Müddet

Menfaatleri ve İhanetleri İçin Herşeye “Ayar” Veriyorlar

 

Tayyip

Bazen yazılarım arasında fıkralara yer vermeye çalışıyorum. Fıkralar yazıya renk kattığı gibi, gerçeklerin akılda kalıcılığını sağlamak için adeta bir köprü vazifesi görmektedir.

Habur Sınır kapısında AKP’nin hazırlayıp-sunduğu PKK rezaleti ile ilgili olarak itiraflar ve inkarlar gündemin tartışma konusu olunca, Nasrettin Hoca’nın bir fıkrası daha aklıma geldi.

Köylünün biri diğerinin kuzusunu çalmış, kesip yemiş. Diğeri de onun keçisini aşırmış, kesip yemiş. 
Nasreddin Hoca olayı incelediğinde kimin ne yaptığını fark etmiş. 
Olayın kahramanları bir gün çayhanede oturuyorlarken, keçinin sahibi keçisini övmeye başlamış: 
- "İki arşın tüyü vardı, gerdanı üç karıştı, başı şöyleydi, gözleri böyleydi vs" diye hayvanını methediyormuş. 
Keçiyi kesip yiyen bu abartmalar karşısında çok sıkılmış. Amma ne yapsın, adam susmak zorunda. 
Nasreddin Hoca, keçiyi çalıp kesen adama dönmüş: 
- "Yahu, bu adam ne kadar atıp tutuyor. Şimdi git evine. Şu uyuz keçinin postunu getir de, bu adam söylediğine, söyleyeceğine pişman olsun."

Evet PKK’lı Hatip Dicle yargılandığı mahkemede tutanaklara geçen “Bakan Atalay, 15 Ekim’de Türk’le görüştü ve ona “Müsteşarımı Diyarbakır’a gönderdim. Hâkim ve savcılar ayarlandı. PKK’lılar geldiği gibi geçecek” dedi.” şeklindeki açıklamaları ile uyuz keçinin postunu getirip AKP’nin önüne atmıştır. 

Siyasi manada birbirinin oyunu çalmaya çalışan, aslında siyam ikizi gibi olan AKP ve (eski DTP), yeni BDP’nin bazen bu şekilde eli- ayağı birbirine dolanmaktadır.

Habur sınır kapısında yaşananları ilk gün öve öve bitiremeyen AKP iktidarı, Hatip Dicle’nin itirafları sonrası, sanki o rezalet manzaraları için övgü dolu sözler söylememiş gibi şimdi seri inkâr yoluna gitmektedir.

PKK’lı Hatip Dicle avukatları aracılığı ile yaptığı ikinci açıklamasında da ilk söylediklerini savunmuştur. Hatta Habur sınır kapısında PKK’lı teröristlere karşı yapılan muameleyi olumlu bulduğunu söylemiş ve o manzaraları eleştiren muhalefeti de suçlamıştır. 

Hatip Dicle, ”Hukuka ayar vererek, Habur Sınır kapısından giriş yapan PKK’lıların elini-kolunu sallayarak geçmesini sağladınız, onları serbest bıraktınız ama biz PKK’lıları KCK operasyonu sebebiyle tutukluyorsunuz” mealinde açıklama yaparak, siyasi iktidarın yargıyı siyasallaştırdığını vurgulamıştır.

Yargıda son günlerde yaşanan deprem ve bugüne kadar yaşanan olaylar siyasi iktidarın yargıyı ne denli siyasallaştırdığını göstermektedir. AKP hukuku ve yargıyı işine geldiği gibi değerlendirmektedir. AKP iktidarı, hukuk kuralları ve yargı kendi siyasi menfaatlerini koruyorsa iyi, kendisine yapılan muhalefeti engelliyorsa iyi ama kendisinin önüne engel çıkarıyorsa kötü gibi bir yaklaşım içerisindedir.

Düşünce ve fikir olarak, diğer DTP’liler(BDP)gibi AKP ile birçok ortak noktada buluşabilecek Hatip Dicle’nin “Hâkim ve savcılar ayarlandı” şeklinde itiraf ettiği ve arkasında durduğu sözler, üzerinde çok durulması gereken itiraflardır. AKP iktidarı bu sözlerin gündemden düşmesi için elinden geleni yapmakta ve kurumlar arası kavga çıkartarak bu sözlerin üzerini örtmeye çalışmaktadır. Muhalefet partileri, bu sözü odak nokta kabul ederek üzerine gitmelidir.

Devletin çivisini çıkartan AKP’nin çevirdiği dolapları yine AKP’nin açılım muhatapları ve yoldaşları ortaya çıkarmıştır.

Muhalefet partileri, fıkrada olduğu gibi keçi ve kuzu çalanların maskesini düşüren Nasrettin Hoca’nın ince zekâsındaki gibi, AKP’nin siyasi menfaatleri için hukuka verdiği ayarları ortaya çıkarmalıdır.

AKP-BDP arasında paslaşmalar devam ediyor. O onun keçisini çalıyor yiyor, o onun kuzusunu çalıyor yiyor. Doyan onlar ama ağlayan Türkiye olmaktadır.

“Merdi Kıpti, secaat arzederken sırkatin söylüyor”, bazıları ise, Kıpti’nin hırsız olduğuna bakmadan ne kadar mert olduğundan dem vuruyor.

Manzara-i umumiye aynen budur. Bakn etrafınıza, AKP’nin kurumlar arası dengeyi bozduğuna bakmadan, bu dengeyi bozmak için ne kadar “mert” bir mücadele verdiğinden dem vuruyorlar.

Yıldıray ÇİÇEK






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:


Bugün 15372 ziyaretçi (19635 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=